Fed’de ekonomik belirsizlik ve görüş ayrılıkları faiz politikasını belirsizleştiriyor
Investing.com – ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri arasında faiz kararlarına ilişkin görüş ayrılıkları, Aralık ayında beklenen faiz indiriminin olasılığını zayıflatırken, ekonomik netliğin sağlanması için daha fazla veri beklentisi öne çıkıyor. Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin ve diğer bazı yetkililer, ekonomik görünümde belirgin bir yön tayini yapılamadığını ifade etti.
Barkin: “Netlik için yeni veri ve topluluk geri bildirimlerine ihtiyaç var”
Fed’in bu yıl oy kullanmayan üyelerinden Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, ekonominin mevcut durumda cazip olmayan bir dengede olduğunu vurguladı. Barkin, önümüzdeki dönemde açıklanacak olan veriler ile toplum içinden alınan geri bildirimlerin, ekonominin gidişatı konusunda netlik sağlayabileceğini ifade etti.
Barkin, meslektaşlarının faiz oranları konusunda ikiye bölündüğünü kaydetti. Bir kesim, iş gücü piyasasını desteklemek adına faiz indirimi gerektiğini savunurken, diğer kesim enflasyon riskine karşı faizlerin sabit tutulması gerektiğini ileri sürüyor. Barkin, her iki senaryo için de politika tercihi öngörülebileceğini belirtirken, herhangi bir panik ortamı bulunmadığını da söyledi.
Fed yetkilileri arasında derin görüş ayrılıkları
ABD Merkez Bankası içerisinde faiz politikasına yönelik görüş ayrılıkları tarihsel anlamda dikkat çekici seviyelere ulaştı. Eylül ayındaki ilk faiz indiriminden sonra Ekim ve Aralık aylarında iki indirim daha yapılabileceği değerlendirilmişti. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell, Ekim ayında yaptığı açıklamada, yeni bir faiz indirimi kararının yakın vadede olası olmadığını ifade etti.
Aralık ayı faiz indiriminin olasılığı bu çerçevede ciddi şekilde tartışmaya açılmış durumda. CME FedWatch verilerine göre bu olasılık önceki dönemlerde %94 seviyelerindeyken, son gelişmelerin ardından %50 seviyelerine kadar geriledi. Son dönemde açıklanan ekonomik verilerdeki eksiklik ve hükümetin kapanma riski de karar alma süreçlerini zorlaştırıyor.
Enflasyon ve iş gücü piyasası arasında tereddüt sürüyor
Fed yetkilileri arasında enflasyonun kalıcılığı ve iş gücü piyasasındaki zayıflık temel tartışma başlıklarını oluşturuyor. Bazı yetkililer süregelen enflasyonist baskılar konusunda dikkatli olunması gerektiğini ileri sürerken, diğer taraftan zayıflayan işe alım ve sınırlı işten çıkarma modelinin daha büyük bir istihdam krizine dönüşebileceği endişesi dile getiriliyor.
Bu durum, Fed’in karar organı olan Federal Açık Piyasa Komitesindeki (FOMC) karar alma süreçlerini etkiliyor. Komitede dört üyenin karşı oy kullanması alışılmışın dışında bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu tarz bir görüş farklılığı en son 1992 yılında Alan Greenspan döneminde görülmüştü.
Yeni veriler belirleyici olabilir
Eski Kansas City Fed Başkanı Esther George, yeni açıklanacak verilerin yön belirleme konusunda etkili olabileceğini belirtti. George, özellikle Ekim ve Kasım aylarına ait istihdam verileri istihdam kaybına işaret ederse, faiz indirimi yönünde uzlaşma sağlanabileceğini ifade etti.
FOMC’nin temkinli yaklaşımı doğrultusunda, ekonominin hangi yönde seyrettiğini anlamaya yönelik veri odaklı bir yaklaşım izleniyor. Ancak hükümetin kapanması nedeniyle bazı resmi verilerin zamanında yayımlanamaması, değerlendirme sürecindeki belirsizlikleri artırıyor ve karar alma süreçlerini zorluyor.








